Hani 'Kadınlar çiçek'ti?

16 Şubat 2015
İLYAS HAYRİ

Hani 'Kadınlar çiçek'ti?

"Kadınlar çiçektir ve çiçekler sevgi ister, ilgi ister" derlerdi büyüklerimiz, atalarımız

Ne oldu da çiçeklikten çıktı kutsal varlıklar? Nasıl değer kaybettiler sevgi, saygı borsasında?

Gün geçmiyor ki kadına şiddetin, tacizin olmadığı bir haber okuyalım. Gazete sayfalarının günlük manşeti oldu 'Kadına Şiddet'. 

Kadının ikinci el eşya değeri gördüğü, erkekler tarafından bir nesne muamelesi yapıldığı ülkemizde gözüken manzara her gün daha da iç karartıcı olmaya başladı. Kadının simgesi güzelliktir, sevgidir, aşktır, analıktır. Kısacası varoluşun bütün temel kaynakları kadından geçer. Bizler hor görürsek, aşağılarsak, döversek, taciz edersek doğanın dengesi ne hale gelir acaba? Kadın hakimiyetini ne zaman hissettirmeye başlasa biz erkek toplumunu bir panik almaya başlıyor. Sanki kadınların amacı ayaklanıp yeni bir Amazon akımı başlatmakmış gibi bir tedirginlik doğuyor beyinlerde. Oysa toplum denen o bahçenin en güzel renkleridir kadınlar. Boş bir tarla gibidir kadına saygının olmadığı toplum, eğer güzel görünsün istiyorsak çiçeklere saygı duymayı bir an önce öğrenmemiz gerek. Genel konuşuyorum belki, her erkek içinde bir öküz barındırmıyordur illa ki ama her erkeğin içinde hiç yoktan bir buzağı var maalesef. 

Eğitim ve kültüre dayandırdı birileri geçen gün yaşadığımız Özgecan vahşetini. Ama her şey eğitim değil. Bu vahşeti yapan insan suretinde hayvanlar da bir annenin evladı, bir baba, bir eş. Nasıl bir ruh haline bürünüyorlar da böyle bir vahşet işliyorlar aklım mantığım almıyor. Karşısında direnen güçlü bir kadın görmeye mi dayanamadı, karısıyla evliliği ve cinsel hayatı mı yeterli olmadı, ya da o küçücük beyniyle kurduğu hayal dünyasında kadınlar bu kadar basit varlıklar mıydı? Nasıl bir hayvan eşini bıçaklar, yaralar ya da döver? Nasıl bir hayvan çevredeki dişilere potansiyel gözüyle bakabilir? Yıllardır National ve Discovery'de belgeseller izliyorum ama öyle bir hayvan görmedim maalesef. En iğrenç bulduğumuz hayvanlarda bile böyle kavga, dayak, tecavüz gibi güdüler yok. İnsanlarda iç güdü yok der psikologlar hayvanlarda var derler. Bence hayvanlardaki iç güdü, insanlarda olmayan güdülerden daha ahlaklı ve saygılı. 

Eğitimden öte bir şey yok elbet ama çok üniversite diploması almış öküzler tanıdım. Sosyallik bence en büyük neden. Sosyal medya adını koydukları ve insanları antisosyalleştirmek için virüs gibi yayılan bu yapı bence en büyük suçlu. Diyalog yok, sohbet yok, yüzyüze iletişim yok. Duygular bir klavyenin tuşları, bir kameranın çektiklerinden ibaret artık. Oturduğumuz yerden sosyalleşmek ve kapitalizm denen sel akıntısı sürükledi bizi bu durumlara. Ne kültür değerlerimiz kaldı, ne ahlak değerlerimiz. Dinimiz, geçmişimiz kadına saygı ve sevginin altını çizerken, dine bağlıyım geçmişime saygılıyım diyen adamlar yazılanların üstünü çizip kendi kafalarına göre yorumluyorlar her şeyi. Peygamberimiz (S.A.V) kadınlar sahipsiz kalmasın deyip "4 kadına kadar himayenize alın, kadınlar çocuklar kötü durumda kalmasın' mesajı verirken günümüzde 4 kadın almak = Harem kurmak mantığında yorumlanıyor. Varın gerisini siz düşünün. 

Şeriatı sevmem kurallarından hiç hazetmem. Ama bence cezaların ağırlaştırılması şart. Gerekirse idam edilmeli ya da namus yüzünden hapise girenlerin yanına atılmalı ki onlar gereken cezayı versin. Bir dönem salgın haline gelen kapkaç medyaya büyük malzeme olup gündemi çok iyi değiştiriyordu. Devlet parmağını bir şıklattı ne gasp kaldı ortada ne de gaspçı. Biz her gündemle meşgul oluruz sayın Devletlüm, sen hele bir parmağını şıklat da bu insan görünümlü hayvanlar da yok olsun ortadan. 
ilyashayri@gmail.com