Sevmiyorum sonbaharı, dökülen sadece yapraklar olmadığı için!..

29 Eylül 2013
SALİH KEÇECİ

Sevmiyorum sonbaharı, dökülen sadece yapraklar olmadığı için!..

Sevmedim, sevemedim hiç sonbaharı…


Ağaçların yemyeşil yaprakları sarardıkça bir tuhaf duygu seli yaşarım.
Hazan yaprakları düştükçe teker teker, içimden bir şey kopar sanki.

Peş peşe geldi acı haberler, 
Önce Tuncel Kurtiz, 
Ardından “Çılgın Türk” Turgut Özakman.

Sonbaharın yüzünü gösterdiği bu günlerde,
Dökülen sadece yapraklar değil, 
Yaşayan efsaneler, çınarlar da birer birer devriliyor.
Önce Tuncel Kurtiz, ardından Turgut Özakman…

Dayı’nın Ezel’de rol icabı da olsa, ölümü tattığında okuduğu şiir kulaklarımda çınlıyor;

Gömdüm hepsini geliyorum, İnsan yaşıyorken özgürdür.
Yaklaştım iyice geliyorum, her insan biraz ölüdür.
Biz de biraz ölüyüz, ölüler ki bir gün gömülür...
İçimizdeki ölüler, dışımızdaki ölüler,
İnsan yaşıyorken özgürdür, insan yaşıyorken özgürdür…

Sevmedim, sevemedim sonbaharı bir türlü. 
Dökülen sadece yapraklar olmadığı için.
Sevebilirdim belki,
Devrilen çınarlar olmasaydı. Onları bizden koparıp almasaydı.
Dayı’nın dediği gibi “Her insan biraz ölü olmasaydı” , 
Yaşarken değerlerini bilebilseydik.
Sevmiyorum Sonbaharı, dökülen sadece yapraklar olmadığı için…

Salih Keçeci
 

salihkececi@gmail.com