Magazin nefes aldırır

28 Mart 2014
BERNA TUNA FENEMEN

Magazin nefes aldırır

Ülke gündemi zaten epeydir çok yoğun ve hareketliydi. Bir de buna seçim süreci eklenince ortalık savaş alanına döndü. Keyifli ve eğlenceli bir şeylerden söz etmek ayıplandı.
 
Tam da bu noktada “magazin”i son derece gereksiz, hatta rahatsız edici bulanlar var. Ama… Diğer yandan hayat bir şekilde sürüyor değil mi? Sinemalarda, tiyatrolarda yer yok! Restoran ve cafe’ler de ağzına kadar dolu. Eğlence sektörü hareketli. Kısacası film, dizi izlenmeye, güzel yemekler yenmeye, müzikler dinlenmeye devam ediliyor. E, bu saydıklarım “magazin” değil mi? Ünlülerin özel hayatları değil ki sadece magazin. O, sadece bir bölümü. Magazin hayatın her alanında var. Üstelik “magazin”in kapsadığı sektör öylesine geniş bir sektör ki, Türkiye ekonomisindeki yeri küçümsenmeyecek kadar önemli. 

Magazin yayıncılığı yapan televizyon programları, gazete ve dergilerde çalışanlara gelince… Hani öncelikle “magazinci” diyerek küçümsenmeye çalışılan kesim. Öncelikle gazeteciyiz. Sadece branşımız magazin… Bizim de herkes gibi toplumsal duyarlılıklarımız var. Hatta belki daha fazla. Ama bizim işimiz bu. Profesyonel hayatımız. Belki de özellikle böylesi zamanlarda herkesten daha faydalı bir iş yapıyoruz: Hayatı renklendiriyor, cinnet anlarına geçici de olsa bir es verdiriyoruz. Çünkü magazin nefes aldırır!

Dün akşam Mesut Yar, CNN Türk’teki “Burada Laf Çok” programında, konuğu, magazin gazeteciliğinde ilk akla gelen isim olan Salih Keçeci’ye sordu: “Böyle bir gündem varken, magazin programı yapmakta zorlanmıyor musunuz?” diye. O da çok güzel cevap verdi: “Her şeyin farkındayız. Biz de aynı coğrafyada yaşıyoruz. Ama bize verilen işi yapıyoruz. Helale haram, harama helal karışmasın!”
berna@qualityofmagazine.com