Ne Diyosuun!

21 Mart 2014
İLYAS HAYRİ

Ne Diyosuun!

Bir de bakarsın her şey değişirken
Onlar seni çağırırlar
Ne diyosun ne diyosun koş gel
Yaşayalım gelişine koy ver


Eğlenceli, renkli, merak uyandırıcı ve neşe dolu fragmanıyla dikkat çeken 'Ne Diyosuun' dizisi de maalesef reyting canavarının kurbanları listesine girdi.

Son dönemlerde komediye eğilimin yüksek olduğu tv kanallarında deneme sürüşüne dahil olan araçların bazıları maalesef pit stop noktasından öteye geçemiyorlar. Komediye ağırlık veren kanalların birisi de Kanal D. Tolga Çevik'in yıllar sonra ekrana hızlı dönüşü, izleyicinin özlediği o ambiyans bir anda tutulunca bir komedi furyası başladı kanalda. Damar, göz yaşı nereye kadar dendi; insanlar biraz da gülsün dendi sanırım. 

Ardından 'Küçük Ağa' çıktı karşımıza. Ve herkesi ters köşe yaparak enteresan bir şekilde 2014'ün merakla beklenen projesi 'Kurt Seyit ve Şura'yı bile geride bırakıp reyting listesinin tepesine yerleşti. Büyük bir riskti belki ama Kanal D yönetimi bu blöfüyle reytinglerin Salı günü olan elini kazandı. 

Yapımcıların, oyuncuların ve bu sektörde emeği geçenlerin dediği gibi seyirciyi yakalamanın maalesef bir formülü yok. Hakikaten de yok bunu gördük bir kez daha. Cuma günleri zaten Yalan Dünya ile komedi istikhakını dolduran Kanal D, Pazartesi gününe 'Ne Diyosuun', Çarşamba gününe de yeni bir dizi 'Ankara'nın Dikmen'i ni koydu. 

Yani kanal kahkaha dolu yüzüyle çıktı bu kez izleyicinin karşısına. 


Küçük Ağa da tutan blöf maalesef 'Ne Diyosuun'da tutmadı. Karşısında Survivor ve Karadayı'nın olduğu saatlerde diziden beklenen reyting performansı maalesef gerçekleşemedi. Ki altını çizmek istiyorum. Komedi projelerini seven bir izleyici olarak 'Ne Diyosuun', Leyla ile Mecnun ve İşler Güçler'den sonra kurgusuyla, geçiş efektleriyle, geri dönüşleriyle en çok beğendiğim projelerden birisi olmuştu. Olmuştu diyorum çünkü Kanal D, o reyting mahşeri gününde diziye sadece 4 bölüm izin çıkarmıştı. 

İlker Aksum'un oyunculuğu zaten tartışılmaz. Her oynadığı dizide reytinge oynamış bir isim bana göre. Dilara Gönder ise tam anlamıyla beni şoke etti. İlk oyunculuk tecrübesi olmasına rağmen bir rol bir insana bu kadar mı yakışır. Mimikler, tavırlar, yetenek tam bir komedi oyunculuğu ruhu var Dilara'da. Ama ne kadar döktürseler de nafile. Bir kalemde olmasa da 4 kalemde silip attılar canım projeyi. Bir Leyla ile Mecnun, bir İşler Güçler de reyting rekorları kırmıyorlardı ama kanalları izleyiciye ve diziye sahip çıkıp kaç bölüm devam ettirdiler projeleri. Kanal D'nin bu keskin bıçak mantığını anlamıyorum.

Artık çok katı oynuyor Kanal D yönetimi. Diğer kanalların yükselişi Kanal D'nin birinciliklerle dolu geçmişini değiştirmeye başlayınca oyunlar da sert olmaya başladı sanırım. 

Sultan Süleyman'ın dinlemeden, bilmeden siyah kaftanı giydirip Ahmet Paşa'yı idam ettirmesi gibi, kanallar da güzelim projeleri ve binlerce emeği bir siyah kaftan geçirip idam ediyorlar.
ilyashayri@gmail.com