Heybeli’de gizli cennet

02 Aralık 2015
Reha Arar

Heybeli’de gizli cennet

Bu ayki yazımı sizlere İstanbul’un küçük cennet adası olan Heybeliada’dan, Merit Halki Palace Otel’den yazıyorum. Tarihi mekânları seviyorsanız, şehrin stresinden uzaklaşıp eski bir konak atmosferi yaşamak istiyorsanız, çam cenneti Heybeliada sizin için biçilmiş kaftan. Hem İstanbul’un merkez semtlerine ulaşım kolaylığı hem de kısıtlı zaman diliminde güzel bir tatil günü geçirmek, değişik bölgesel tatlar denemek, kendinizi şımartmaksa amacınız, Heybeliada Merit Halki Palaca Hotel sizler için senenin tüm günleri sevgiyle hizmet veriyor. 

Bu otelin tarihi oldukça eski. 1852-1856 yılları arasında inşa edildiği tahmin edilmekte. 1913-1918 yılları arasında dönemin en önemli ticaret okulu olarak kabul edilen Elen Ticaret Okulu’na yakın olması sebebi ile öğrenci velilerinin konaklaması için 1937 yılına kadar farklı kişiler bu görkemli binayı işletmiş. Ancak son yıllarda odaları ikametgâh olarak kiralanmış ve yılların yorgunluğunu taşıyamayan bina harabeye dönmüş. Net grubu binayı kiralayarak onarmış ve 1989 yılında bina eski ihtişamına kavuşarak hizmet vermeye başlamış. 1991 yılında talihsiz bir yangın sonucunda ahşap yapı bina tamamen yanmış ve Net Holding yapıyı yeniden orijinalini koruyarak büyük çabalarla inşa etmiş. Ve o gün bugündür İstanbullular’ın küçük gizli cenneti, kaçış noktası, şirketlerin sesten uzak önemli toplantı ve seminerlerini, beyin fırtınalarını yaptıkları bir mekân olmuş. 
Şimdi gelelim konumuza. Bu hafta yoğun iş tempomdan ayırdığım kısıtlı vaktimde ne yapabilirim, değişik bir yere mi gitsem diye düşünürken aklıma uzun zamandır gidemediğim Heybeliada’daki otelimiz Halki Palace geldi. Aldım ufak bir el çantası, çıktım yola. İstanbul trafiğini saymaz isek vapur ile adaya gelişim 45 dakika. Vapurdan indikten sonra yıllardır özlemini duyduğum faytona bindim ve kısa bir yokuş gezintisinin ardından otele geldim. Kahvaltımı erken saatlerde yapmış olmam ve temiz havanın da etkisi ile hemen ilk iş restauranta gelmek oldu. 

Gelelim şimdi eşsiz lezzetlerin olduğu bu bölüme. Başlangıçlarda somon carpaccio, enginarlı ve ıspanaklı nachos aldı yerini masada. Ardından makarnalardaki favorim trüf kremalı ve etli rigatoni’yi tatmamak olmazdı. Ana yemeklerde ise beğendiğim dana madalyon ancak deniz ürünleri denemek isteyenlere dilbalığı, ada savanda kurutulan balıklardan kavurma ya da balık pane, pizza severlere ise etli pizza tavsiyemdir. 

Bu güzel yemeğin ardından ne kadar tatlı yemeyeceğim diye diretsem de yan masamıza gelen adını daha sonra sorup öğrendiğim ice burger’i denemeden içim rahat etmedi. Ice burger nasıl bir tat diye sorarsanız çikolatalı ıslak kek arasında kaymak dondurma diye anlatılsa da tadı o kadar güzel ki sanki saklı bir tarifi var. 

Bu eşsiz yemeğin ardından biraz hareket etmek gerekir diye düşündüm. Ormana çıkıp temiz havada bol oksijenli yürüyüşümü yaptım. 1 günlük kısa tatilimin ardından ertesi sabah erkenden rüyadan uyanıp gerçek hayata döndüm. Kısacık bir gün yorgunluğumun çoğunu atmaya yetti. Bundan sonra emin olduğum tek bir şey var o da bir dahaki sefere arayı bu kadar açmayıp en yakın zamanda bu kısa tatilimi tekrarlamak. Umarım sizler de benim tattığım güzel tatları tadar ve bu cennet adanın size ev sahipliği yapmasına izin verirsiniz. Zaten bu evin sahibi gerçek bir hanımefendi Pelin Yamanus.

İLETİŞİM BİLGİLERİ
Telefon: 0216 351 00 25 
Faks: 0216 351 00 32
Web: www.merithotels.com