Sosyettik güzel Işıl Reçber'den Tülay Demir'e samimi açıklamalar

SOSYETTE & DAVET — 13 Şubat 2018
Sosyettik güzel Işıl Reçber'den Tülay Demir'e samimi açıklamalar

Milli kaleci Rüştü Reçber’in eşi olarak tanıdık, yıllarca davetlerin popüler yüzü olarak magazin sayfalarından takip ettik. Ama davetler, tatiller ona yetmedi, tasarım dünyasına adım attı. Işıl Reçber, kıyafet, mücevher, ayakkabı tasarımı derken ilk parfümünü de geçen ay piyasaya sürdü. Buluştuk, hem bu yeni heyecana ortak olduk hem de kozmetik tutkusundan mutlu evliliğin sırlarına her şeyi konuştuk.

◊ Kıyafet, ayakkabı, mücevher tasarımlarını biliyorduk ama yelpazeyi genişletmişsin. Yeni parfümün By Işıl Reçber Savage hayırlı olsun.
- Kendimi bildim bileli kozmetikle çok ilgiliyim. İnanmazsın ama 4-5 yaşlarında başladı bu merakım. Annem de kozmetiğe meraklıydı. Babamla tatil için Avrupa’ya gider, her seferinde Türkiye’de bulunmayan kozmetik ürünleriyle geri dönerdi. O far paletleri, ruj paletleri falan... Bayılırdım onları karıştırmaya. Kendime makyaj yapardım, kesmezdi, arkadaşlarımı da çağırırdım eve... Onları boyarken kendimden geçerdim. Doyamazdım süslemeye, süslenmeye...

◊ Ya kılık kıyafet durumu?
- Süslüydüm tabii. Makyajdan sonra annemin gardırobunu açar, kıyafetlerini, topuklu ayakkabılarını giyer, aksesuvarlarını takar, sonra da ayna karşısına geçerdim. Özetle, bu ilgi sonradan doğmadı.

◊ Okulda çok dikkat çeken bir öğrenci miydin?
- Yaşıma göre hep uzun boyluydum. Saçlarım da oldum olası böyle uzundu. O anlamda dikkat çekiciydim diyebilirim. Ama ergenlik döneminde çocukluğumdaki kadar süslü değildim. Zamanla insanın tarzı oturur ya zaten.

◊ Kozmetik, moda, tasarım... Bunlar hep iş alanı olarak mı aklındaydı? Zamanla mı hobiden işe dönüştü?
- Bu içten gelen bir şey. Ben bu işin içinde olmalıydım. Hep bunun farkındaydım. Oldum olası üretmeyi severdim ben. Daha önce mücevher tasarımcılığı yaptım, hâlâ da devam ediyor. Giysi tasarladım. O işlerde aldığım geri dönüşlerden cesaretle de böyle bir işe kalkıştım.

◊ Eşin Rüştü Reçber’in desteğiyle bu işlere kalkıştığını düşünenler vardır...
- Değil mi? Eminim “Eşi sayesinde bir marka çıkarmıştır. Para var ne olacak” diyenler oluyordur. Şu kadarını söyleyeyim, şimdiye kadar yaptığım hiçbir işte maddi destekle yol almadım. Hep bir yerden kazandığımı öteki yere aktararak yola devam ettim. Kesinlikle şımarıklık yapmadım. Amacım bir şey üretmek olmasa, evde oturup keyfime bakardım.

◊ Gelelim yeni parfümün hikayesine. Ne zaman başladı bu yolculuk?
- 3.5 yıl önce...

◊ İlham kaynağın neydi?
- Yurtdışına çıktığımda, özel laboratuvarlarda kendime özgü parfümler hazırlatma şansı bulmuştum. O laboratuvarlarda “burun” adı verilen parfüm uzmanları vardır, haliyle bir koku tasarlarken onlarla da diyalog halinde oluyorsunuz. Sevdiğiniz esanslardan bahsediyorsunuz, onları nelerle kırabileceğinizi, nelerle birleştirebileceğinizi öğreniyorsunuz. İlk denemelerimi Monako’da, devamında Paris’te yapmıştım. Yakın çevrem bir süre sonra “Çok güzel kokuyorsun, markası ne?” diye sormaya başladı. IR Savage gerçekten çok feminen, kişiliği olan bir koku. İnanılmaz geri dönüşler alıyorum.

◊ Erkek kokusu da hazırlamışsın.
- Evet. Erkek kokum da çok karakteristik ve aromatik. Hatta çok beğenip alan kadınlar var. Zevkle alakalı.

◊ Doğru koku nasıl belirlenir, nasıl seçilir?
- Parfüm seçiminde ten çok önemli. Teninizin rengi, cinsi... Yani kuru mu, yağlı mı, karma mı? Mesela koyu tenliler, cildi daha yağlı olanlar, baskın ten oldukları için nispeten light, daha yumuşak kokuları tercih etmeli. Ama yanlış algı var; genelde bunun tam tersini yapıyor, ağır kokulara yöneliyorlar.