İş stresi çalışana yılda 24 gün kaybettiriyor

Güncel — 13 Kasım 2017
İş stresi çalışana yılda 24 gün kaybettiriyor

Duygusal dengenizin yanı sıra fiziksel sağlığınıza da zarar veren stres, açık düşünme, verimli olma ve hayattan zevk alma kabiliyetinizi daraltır. SiZe Bütünsel Yaklaşım kurucu ortağı Zeynep Balcı, hayatınız ne kadar stresli görünürse görünsün üzerinizdeki baskıyı hafifletmek ve kontrolü tekrar kazanmak için atabileceğiniz adımlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Stres günlük hayatta çok fazla kullandığımız, çoğu zaman yakındığımız ancak üzerinde çok da fazla düşünmediğimiz bir kavram. Örneğin, az miktarda stres bizi boş vermeye, sıkılmaya iterken, yoğun ve sürekli olanı endişe, mutsuzluk ve depresyona sürüklüyor. Ortalama stres seviyesi ise performansımızı arttırıyor ve içimizdeki potansiyeli ortaya çıkarıyor. Tüm bu bilgiler bize stresi yönetebileceğimizi gösteriyor. Ama nasıl?

Stresi Yönetmek Mümkün

SiZe Bütünsel Yaklaşım Kurucu Ortağı Zeynep Balcı’ya göre kendimizi, işimizi, çalışma alanımızı, yaşam şartlarımızı daha net tanımladıkça, tüm bu unsurların meydana getirdiği stresi de yönetmek kolaylaşıyor. Amerikan Psikoloji Derneği’nin (American Psychological Association) yayınladığı stres araştırma sonuçları da yetişkinlerdeki stres seviyesinin yüksek düzeyde olduğunu ve bu seviyenin her geçen yıl arttığını gösteriyor. The Labour Force Survey’in iş gücü anketine göre ise stres, kaygı ve depresyon nedeniyle çalışanlar yılda ortalama 24 gün işe gidemiyor.

Araştırmalar stresin; fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklara, iş tatminsizliğine, performans sorunlarına, işten ayrılmaya, devamsızlığa, verimsizliğe, çatışmaya, yabancılaşmaya, tükenmişliğe, depresyona ve kaygıya yol açtığını gösteriyor. Amerikan Stres Enstitüsü (American Institute of Stress) verilerine göre çalışanların %80'i işyerinde stres yaşıyor ve neredeyse yarısı stresin nasıl yönetileceğini öğrenmek için yardıma ihtiyaç duyduklarını söylüyor. Bu da stresi yönetmenin sadece bireysel değil kurumların da sorumluluk almasıyla gerçekleşebileceğini akıllara getiriyor.

“Stres Yönetimi Stratejileri Kurum Kültürüne Katılmalı”

Yapılan bütün araştırmaların bizi zorlayan, hasta olmamıza yol açan stresin, zindeliğimize olan olumsuz etkilerinin her geçen gün daha da arttığını göstermekte olduğunu belirten Zeynep Balcı, “En büyük stres alanı olan iş yaşamında, yoğun ve uzun süreli stres konusunda kişilerin de kurumların da yapabilecekleri var ve çaresiz olmadığımızı bilmeliyiz. Çalışanların streslerini nasıl yöneteceklerini öğrenmeleri ve bu stratejilerin kurum kültürüne katılması çok önemli." ifadelerinde bulundu.

Forbes ve Harvard Business Review pek çok yayınında mutlu çalışanların mutsuz çalışanlardan üç kat daha yaratıcı ve verimli olduklarını ispatlayan araştırmalara dikkat çekiyor. Stresle ilgili yapılan tüm bu araştırma sonuçları stres yönetiminin hem kişiler hem de kurumlar için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

SiZe Bütünsel Yaklaşım’ın “Kurum çalışanları iş yerinde stres seviyelerini yönetmek ile ilgili neler yapabilirler?” sorusuna cevap vermek üzere bir program geliştirdiğini belirten Balcı, bu programın tüm yönetim ekibi ve çalışanlar tarafından benimsenmesinin çok büyük fark yaratacağını vurguladı.

SiZe’den Stres Yönetiminde 6 Adım

1. Farkındalık Geliştirme: Stres, stresi yaratan alanlar ve bizim tepkilerimiz farklılık gösterir. Bu konudaki farkındalığımızı arttırmak ilk adımdır.

2. Problem Çözme: Değerlerimiz bizim seçimlerimizde temeldir ve zaman yönetimini nasıl yaptığımızı anlamak problemlerimizi çözmekte etki yaratır.

3. Bilişsel Yapılandırma: “İçsel konuşmalarımız, düşüncelerimiz ve bunların yeniden yapılandırılması nasıl olur?” sorusuna cevap bulmak.

4. Mindfulness: “Stresi yönetmede mindfulness (bilinçli farkındalık) nasıl işe yarar, nasıl uygulanır ve katkıları nelerdir?” üzerinde çalışmak.

5. Resilience: Resilince zihinsel sağlık için çok önemli bir kavramdır. “Stresi yönetmek için hangi kaynaklara sahibiz?” sorusuyla farkındalığımızı arttırmak.

6. Sosyal Destek: “Stres yönetiminde sosyal çevrenin nasıl kullanılabileceğinin kurgulanabiliriz ve dünya bu konuda neler yapıyor?” sorularıyla sahip olduğumuz sosyal çevrenin gücünden faydalanmak.