Faruk Saraç, moda akademisi ile ilgili gelişmeleri Quality of magazine'e anlattı

Moda & Stil — 02 Mayıs 2017
Faruk Saraç, moda akademisi ile ilgili gelişmeleri Quality of magazine'e anlattı

Faruk Saraç’ın açtığı Bursa Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu’ndan bugüne kadar beş dönem öğrenci mezun verdi. İstanbul Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu ise bu yıl ilk mezunlarını verecek.

“Usta-çırak ilişkisinin temel alındığı bir metotla, Faruk Saraç ekolü yaratmak istiyorum.”

Moda dünyasında 36 yıllık deneyimin ismi Faruk Saraç, iki yıl önce dergimiz Quality’ye konuk olduğunda, açtığı ikinci okulun heyecanını yaşıyordu. İşte şimdi de bu ikinci okulun bu yıl ilk mezunlarını verecek olmasının heyecanını ve gururunu yaşıyor. Faruk Saraç’ı, kurduğu ikinci okul olan Ahırkapı’daki Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu’nda ziyaret ettik ve gelişmeleri kendi ağzından dinledik. 

Toplam 500 öğrenci okuyor 
Bursa Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu ve İstanbul Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu, Türkiye’nin ilk tasarım meslek yüksekokulları. Bursa’da bugüne kadar beş dönem öğrenci mezun olmuş. Mezunların yüzde 67’si sektörde çalışıyor. Şu anda 400 öğrencisi var. Henüz ikinci eğitim-öğretim dönemini sürdüren ve 100 öğrencinin eğitim gördüğü İstanbul Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu ise bu yıl ilk mezunlarını verecek.

Öğrencilerin yüzde ellisi burslu 
Bursa Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu’nda Moda Tasarımı, Moda Yönetimi, Dış Ticaret, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Grafik Tasarımı, Mimari Restorasyon ve Aşçılık; İstanbul Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu’nda Moda Tasarımı, Moda Tasarımı İngilizce ve Mimari Restorasyon bölümleri yer alıyor. Okullarda 54 akademisyen ile birlikte toplamda 75 kişi görev yapıyor. Öğrencilerin yüzde ellisi burslu okuyor. 

Bursa Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu
Faruk Saraç, moda eğitimi düşüncesinin, 1999 yılında kurulan, Faruk Saraç Moda ve Sanat Vakfı’na dayandığını belirtiyor. İlk okullaşma adımını ise Bursa’da atıyor: Türkiye’nin bu alandaki ilk tasarım meslek yüksekokulu olan Bursa Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu, 19. yüzyıl ortalarında Osmanlı Sarayı’na ipek halı ve kumaş üretmek amacıyla kurulan Fabrika-i Hümayun binasının titiz bir yenilenme sürecinin ardından, 2010 yılında kapılarını eğitime açıyor.

İstanbul Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu
Faruk Saraç Moda ve Sanat Vakfı’nın bu röportajı yaptığımız ikinci okulu ise İstanbul’da hayat buluyor: Tarihi 18.yy sonlarına dayanan Ahırkapı Deniz Feneri’nin yanı başında, yine tarihi bir mekân olan; 1913-1914 tarihli haritalarda “Dikimevi” olarak yer alan, Çanakkale ve Birinci Dünya Savaşı zamanında Elbise ve Çadır İmalathanesi olarak kullanılmış bina, Faruk Saraç’ın yoğun emeği ile geçirdiği büyük yenilenme sonrası bu kez Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu adı ile 2014-2015 eğitim yılında eğitime başlıyor. Tarihsel döneminde, kadın işçi ve memur çalıştıran ilk iş yerlerinden bir olan ve denize nazır tarihi dokusu ile görenleri büyüleyen Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu, çağdaş eğitim anlayışının yanı sıra geçmişle gelecek arasında bir köprü vazifesi görmeye ve özellikle modaya gönül vermiş gençlere fener olma misyonunu başarı ile yürütüyor.

“Doğru eğitim vermek önemli”
Faruk Saraç, bu iki okulu açmasındaki amacını ise şöyle açıklıyor: “Türkiye’nin ara elemana ihtiyacı var. Bizim okullarımızda tamamen ön lisans programı uygulanıyor. Gençlere ihtiyacımız var. Bu noktada eğitim tabii ki çok önemli ama doğru eğitim vermek daha da önemli. Bilgi satın alınmaz, verilir. Meslek hayatımın 36. yılındayım. Bilgimi gençlerle paylaşmak istediğim için bu okulları kurdum.”

“Faruk Saraç demek disiplin, çalışmak, dikiş bilmek demektir”
“Güzel sanatları çok seviyorum. Moda da bir güzel sanat dalı. Çocukları o yönde çok iyi yetiştirmek istiyorum. Şu anda ara eleman yetiştirilmesinde en büyük eksik olan usta-çırak ilişkisinin temel alındığı bir metotla, Faruk Saraç ekolü yaratmak istiyorum. Faruk Saraç demek disiplin, çalışmak, dikiş bilmek demektir. Çünkü artık son ustalar kaldı. Birileri ustalık yapacak ki kalfa yetiştirsin, kalfa da çırak yetiştirsin. Bunu bir el vermek gibi düşünün. Bu yüzden okullarımızda eğitimin uygulamalı yönüne ağırlık veriliyor. Pratiğin ön planda olduğu bir eğitim müfredatımız var. Kumaşı oluşturan pamuk aşamasından tasarım ve sonrasında defile sunumuna kadar tüm aşamaları içeren bir program uyguluyoruz. Üstelik öğrenciler evlerindeymişçesine rahat bir atmosferde çalışıyorlar. Ben da onlarla iç içeyim. Derslere de giriyorum.”