Orkun Karadeniz ve eşi Hülya Hanım muhteşem evlerinin kapılarını Quality'e açtı

SOSYETTE & DAVET — 03 Ocak 2017
Orkun Karadeniz ve eşi Hülya Hanım muhteşem evlerinin kapılarını Quality'e açtı

“Yeni yıl huzur ve mutluluk getirsin”


Orkun Group Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Orkun Karadeniz ve eşi Hülya Hanım’ın Alkent Göl Malikâneleri’ndeki muhteşem malikânesine konuk olduk bu ay. Karadeniz çifti ile yeni yılın ilk röportajını yılbaşı arifesinde sıcak ve samimi bir ortamda yaptık.

Hülya Hanım, eski tekstilci olan şimdilerde konteyner taşımacılığı ile uğraşan Kemal Türkantos’un kızı. Annesi ise yeme içme sektöründe. İstanbul doğumlu Hülya Karadeniz, liseyi bitirdikten sonra üniversite için Amerika’ya gitmiş ve Michigan’da işletme eğitimi almış. Okulunu bitirdikten sonra 2008 yılında İstanbul’a dönerek iş hayatına başlamış. Okul yıllarından tanıştığı eşinin şirketi, Orkun Group’ta finans müdürlüğü yapmış, tabii ki evlenip çocukları doğana kadar. Hülya Karadeniz’in aile şirketinde çalışan bir de erkek kardeşi var.
Lojistik, inşaat, altyapı, taahhüt, havacılık, yatçılık dalında faaliyet gösteren Orkun Group’un kurucusu İlhan Karadeniz’in ilk evliliğinden olan oğlu Orkun ise, 2004’te Kanada’ya gitmiş eğitim için. İşletme okuyup, 2009’da İstanbul’a dönmüş. Şirkette farklı pozisyonlarda çalışarak kendini geliştirmiş. Şimdi ise Orkun Group Başkan Başkan Vekili olarak iş hayatına devam ediyor. Orkun Gurup, şu aralar 3. Köprü ve Havalimanı inşaatının altyapısını yaptığı için gece gündüz şantiyenin başında.


“Bodrum’da, tesadüfen tanıştık”
Bu güzel çiftin tanışma hikâyesini merak ediyoruz… Onlar da başlıyor anlatmaya…

Hülya Karadeniz: “2002 yazında kardeşim, kardeşimin arkadaşları ve annemin bir arkadaşı ile Bodrum’a tatile gitmiştim. Ne tesadüf ki, Orkun da annesi ile aynı yerde tatile gelmişti ve benim annemin arkadaşı ile Orkun’un annesi de iyi arkadaşmış. Bu vesile ile tanışıp, arkadaş olduk. 19 yaşındaydım ve hiç erkek arkadaşım olmamıştı. Orkun ilk erkek arkadaşım, sonrasında da kocam oldu.”

Orkun Karadeniz: “Hülya ile tanıştığımızda ben 17 yaşındaydım. Yaz bitti, Hülya okulu için Amerika’ya gitti. Ben de bir sene sonra okumak için Kanada’ya gittim ancak tanıştıktan sonra arkadaşlığımızı devam ettirdik. Teknoloji sağ olsun, saatlerce görüntülü olarak konuşuyorduk. Tatillerde de hep görüştük zaten.”

“En başından sonuna kadar, ilişkimiz 
hep ciddi gözle bakılan bir ilişkiydi”
İyi de ilk kim, nerede, ne zaman açıldı acaba diğerine, diye sorduğumuzda, tabii ki genellikle olduğu gibi “erkek tarafı” cevabını alıyoruz. Böylelikle de ciddi bir aşk hikâyesi başlamış. Gerisini kendilerinden dinleyelim: 

Orkun Karadeniz: “Bir sene boyunca arkadaş olarak konuştuk, birbirimizi tanıdık. Bizim her şeyimiz kendiliğinden gelişti aslında, ama tabii ki ilk açılan, duygularını dile getiren ben oldum. Flört dönemimizin uzun sürme sebebi de okulumuz oldu. 2009’a kadar ayrı ülkelerde okuldaydık. Ancak her fırsatı değerlendirip, görüşüyorduk.”

Hülya Karadeniz: “Bir senelik flört döneminden sonra, Orkun gerçek duygu ve düşüncelerini açınca ben de aşkımı itiraf ettim. Ancak en başından sonuna kadar bizim ilişkimiz hep ciddi gözle bakılan bir ilişkiydi. Orkun Amerika’ya gelirdi, ben Kanada’ya giderdim. Tüm boş zamanlarımızda görüşürdük. 2008 yılında okulum bittiğinde İstanbul’a döndüm, Orkun Group’ta işe başladım. O da bir sene sonra okulunu bitirdi, gelip şirkette işe başladı.”


“Her şeyimiz kendiliğinden gelişti aslında, evliliğimiz bile…”
Orkun Bey, nasıl bir evlenme teklifi yaptı acaba?
Orkun Karadeniz: “Biz on senedir birlikteydik, okulumuz da bitmişti. ‘Artık evlenelim, zamanı geldi’ gibi özel bir şey olmadı. Ailelerimizle konuştuk ve evlenelim, dedik. Ben de özel bir yemekte evlilik teklifi yaptım. Bizim her şeyimiz kendiliğinden gelişti aslında, evliliğimiz bile.”

Hülya Karadeniz: “Biz zaten ciddi başlamıştık arkadaşlığa. Son birkaç yıl evlenelim diye konuşuyorduk, eğitimimizin bitmesini bekledik, ne mutlu ki sonu istediğimiz gibi, güzel oldu. 2009’da sözlendik, 2010’da nişanlandık, 2 Haziran 2012’de Four Seasons’ta rüya gibi bir düğünle evlendik. Balayında hamile kaldım ve işi bıraktım, şimdi iki çocuğumu büyütüyorum.”

“Evlilik hayatını yaşamadan 
çocuklu aile olduk”
Evlilik hayatını yaşayamadan çocuklu bir aile olan Karadeniz çifti, aslında hayatlarının en büyük mutluğunu yaşamış çocukları olunca. Sorumluluk almayı ve sorumluluk sahibi olmayı öğrenmişler. Özellikle de Hülya Hanım’ın önceliği çocukları olduğu için işi de bırakmış ve çocuklarını büyütmeye başlamış. Hülya Hanım, “Çocuklarımın yemesi, içmesi, sağlığı benim için çok önemli. Evde çalışanlarımız var ama çocuklarımı kimseye emanet etmem, düşünmedim bile. Evde çocuklarımla İngilizce konuşarak büyütüyorum. Şu anda iki çocuğum da hem ana dili Türkçe, hem de İngilizce konuşuyor. Çizgi filmleri dahi İngilizce izliyorlar.” diyor. Hülya Hanım, tüm ilgi ve sevgisini çocuklara ayırdığından, Orkun Bey kendini biraz ikinci plana atılmış gibi hissetse de bu durumdan şikâyetçi değil.